Giriş Yap
x
Adult Forum Turkey - Seks Hikayeleri - Porno Hikayeleri - Adult Filmler Forumuna Hoşgeldiniz
Eğer sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, lütfen öncelikle Forum Kurallarını okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzdan yararlanamazlar.
Eğer zaten kayıtlı kullanıcı iseniz, lütfen kullanıcı adınız ve şifreniz ile, Giriş yapınız. (Sitemize üyelik ücretsizdir).
»ÐΛMŁΛ« avatar
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42


Çevrimdışı »ÐΛMŁΛ«
#1
Sabahleyin yukardan annem çağırdı beni, yanına gittim. Yengem gelmişti. Rahmetli dayımın karısıydı. O ölünce töre gereği bizim yakın akrabalardan bir adamla evlenmişti. Çocukları olmamıştı dayımla. Diğer adamla evlendiğinde de çocuk doğuracak yaşı geçmişti zaten. İki sene önce de ikinci kocası ölmüştü. 


Yengem beni görünce çok sevindi. Beni güçlü kollarıyla kucakladı. Onu çok severdim eskiden, ama sonra ondan nefret eder olmuştum. Bana acı ve eski bir hatırayı hatırlatıyordu çünkü. Kendisine neden soğuk davrandığımı hiç bilmiyordu. Benden başka kimse bilmiyordu aslında. 

Özge’yle işe gittim. O aralar kafamda yer eden başka bir düşünce de, geçen akşam Zarife’de gördüğüm plastik yaraktı. Ondan almak ve bu şekilde karımı ve diğer ilişkide olduğum kadınları aynı anda hem amlarından hem götlerinden sikmek istiyordum. 

Ofisimde kimse rahatsız etmiyorken internetten bununla ilgili araştırma yaptım. Bu tür ürünler satan bir siteden üç tane, kalın, damarlı plastik yarak siparişi verdim. Birini evde karımı sikerken, diğerini yeni nikahıma alacağım Refiye için, sonuncusunu da işyerimde saklayıp diğer kadınları sikerken kullanacaktım. Elif böyle bir şeye razı gelmeyecek türde bir kadındı. Adres olarak işyerini vermiştim. Kapalı kargoyla benim adıma gelecekti. 

Sonraki birkaç günümde kendimi işlerime verdim. Ama Refiye meselesini halletmem gerekliydi. Bu konuyu anne ve babamla konuşmalıydım. Evde Elif vardı, ne tepki vereceğini bilmiyordum, o nedenle anne ve babamı bir öğle saatinde güzel bir restorana götürdüm. Onlara meseleyi anlattım. Annem Refiye’yi tanıyordu. “İyi, güzel kadındır. Ne diyeyim oğlum, Allah her şeyin hayırlısını versin. Ama o da senden büyük, sana çocuk verebilecek mi?” dediğinde, “Ben zaten çocuğu Elif’ten yapacağım!” dedim. Babamsa, “İki karıyı birden idare edebilecek misin?” diye sordu. “Ederim!” dediğimde, annem, “Eder benim oğlum, iki karıyı da eder, üçü de eder, hatta dördü de!” dedi gülerek. Annemin aklı başka yerdeydi anlaşılan. 

Anne ve babamın Refiye konusunda tepki vermemesi beni mutlu etmişti. Karımın halen gebe kalamamış olması onların böyle kolay karar vermelerini sağlamıştı aslında. Bu konuyu Refiye ile konuşmalıydım. Yakın zamanda karım olacaktı, çok sevinçliydim. Kendisini aradım, buluşmak istediğimi söyledim. “Tamam!” dedi, ama sesinde biraz tedirginlik vardı. Ne söyleyeceğimi bilmiyordu çünkü. 

Evinin önüne gittim, arabanın içindeydim. Arayıp haber verdim, “Tamam, iniyoruz!” dedi Refiye. Yanında biri daha mı olacaktı acaba? Birkaç dakika sonra Refiye ve kızı Ceren kapıda göründü. Refiye uzun ve bol bir siyah pardesünün içindeydi, başını büyük bir türbanla bağlamış, ayağına basit, sade bir ayakkabı giymişti. Kızı da annesi gibi kapanmıştı. Uzun ve bol koyu yeşil bir etek, üzerine de desenli uzun bir tunik giymişti. Başını da eteğinin renginde bir şalla bağlamış, ama annesinin aksine yüksek topuklu bir ayakkabı giymişti. Ceren bu haliyle bana Özge’yi hatırlattı. Ama ondan daha güzel olduğu kesindi. 

Refiye ve kızıyla başka bir restorana gittim. Anne ve babamla yaptığım konuşmayı anlattım. Refiye çok sevinçliydi, yüzünde güller açıyordu, “En kısa zamanda anne ve babanın ellerini öpmeye götür beni!” dedi. Kızı da bu haberle mutlu olmuştu, “İkiniz adına çok sevindim!” dedi ve sonra da, “Yani böylelikle ben de abla olabilirim!” diye ekledi. O ara Refiye bir öksürük nöbetine tutuldu, yüzü kızardı. Ceren ise yaptığı patavatsızlığı anlamamıştı. 

Geceleyin karıma Refiye ve bizimkilerle yaptığım konuşmayı anlattım. Bunu kendisi istemişti, ama duyunca hüzünlendi. Sonra da, “Aysel hoca aradı akşamüzeri. Bana yeni ilaçlar verecekmiş. Sen yarın sabahtan uğrayıp alsana. Öğleden sonra başka bir yere gidecekmiş!” dedi. Karım doktorun verdiği ilaçları kullanıyor, ama yine de Aysel’in ne olduğu bilinmeyen ilacını kullanmak istiyordu. Eğer olmaz dersem bu işten zararlı çıkacağımı biliyordum. Benim Refiye ve Elif’le evlenmeme ses çıkarmayacaktı. Karımı kızdırmamak için, “Tamam!” dedim. 

Sabah Özge’yi işe bıraktım, ben Aysel’in evine devam edecektim. O sırada Dilber, “Sana bir paket geldi!” dedi ve içeri geçip elinde bir kutuyla döndü. Kutunun üzeri siyah bir kağıtla iyice kapatılmıştı. İçinde ne olduğunu biliyordum, sipariş ettiğim üç tane plastik yarak gelmişti. Özge, “O ne?” dediğinde, “Annenle ilgili!” dedim. Bu sözüme başka da birşey demedi, paketi arabanın bagajına koydum. 

Sonra Aysel’in evine gittim. Kapıyı Aysel açtı. Kocası yoktu evde. Beni salona aldığında içerde Hacer’i gördüm. Aysel, “Sen bu Hacer hanıma kötü bir şey yapmışsın!” dedi, sanki olan bitenden haberi yokmuş gibi. Hacer yerdeki minderin üzerinde oturmuş, sessizce önüne bakıyordu. Bize aklı veren Aysel’di, ama şimdi yaşananları bilmiyormuş gibi davranıyordu. 

Aysel, “Bu kadının ırzına geçmişsin, bunun bedelini ödemen gerek!” dedi. “Ne bedeli, ne diyorsun sen?” dedim. Aysel, “Bu kadına tazminat ödeyeceksin! Kadın zaten evli, eğer dul olsaydı nikahına alman gerekirdi, ama şimdi kendisine tazminat vereceksin!” dedi. Hacer, Aysel’in bu konuşmalarını duyunca, “Hocam Allah sizden razı olsun!” diyerek onun ayaklarına kapandı, “Bana Emine’yle tuzak kurdu. Beni iğfal etti. Bunun bedelini ödemesini istiyorum!” dedi. Ben şimdi, bu aklı bize Aysel’in verdiğini söylesem, Hacer buna hayatta inanmazdı. 

Başıma iş almıştım. Belli ki Aysel benim vereceğim paradan kendine bir pay alacaktı. Onun hesabını yapıyordu. Hacer’e bu aklı veren oydu. Ama onun oyununu bozmak istiyordum, “Ben para falan vermem, kendisi benimle isteyerek birlikte oldu. Elimde görüntüler var. Zorlarsanız o görüntüleri kocasına veririm!” dedim. Hacer kıt aklıyla bana oyun oynamaya kalkmış, ama tutmamıştı. Bunu duyunca neye uğradığını şaşırdı. Aysel ise soğukkanlılıkla, “Sen bilirsin, o zaman ben de karına her şeyi anlatırım!” dedi, bu sefer hamle sırası Aysel’deydi. 

“Ben zaten görüntüleri sana verecektim, neden şimdi böyle bir oyun yapıyorsun?” diye bağırdım Hacer’e. Hacer belli ki dersine iyi çalışmıştı, “Bana tuzak kurdun o şıllıkla. Irzıma geçtin, namusumu kirlettin. Bunun hesabını vereceksin!” dedi. Aysel’de onun söylediklerini destekliyordu. Aysel, “10.000 Lira vereceksin!” dediğinde, “Yuh, ne yaptın sen!” dedim. Aysel, “Bu işin bedeli budur, bunun kararını verdim ben, itiraz edemezsin!” dedi. “Ben o kadar para vermem!” dedim, Aysel’le sanki bir müşteriyle yaptığım gibi sıkı bir pazarlığa giriştim bu kez. En sonunda 6.000 Liraya anlaştık. Parayı taksitler halinde verecek, karşılığında Hacer’den imza alacaktım. Ödemeler Aysel’in evinde olacaktı. 

Aysel’e, “Ama benim de bir şartım var!” dedim. Aysel, “Neymiş, söyle?” dedi. Hacer’e ve ona baktım, “Hacer’i yeniden sikmek istiyorum, hem de götünden!” dedim. Hacer bunu duyunca eliyle ağzını kapatıp, “Tövbe tövbe!” dedi, yüzü kıpkırmızı oldu bir anda. Aysel de şaşırmıştı buna, ama o sessiz kaldı. Ben ise, “Kimse bu kadar parayı bedavadan vermez!” dedim. Hacer oturduğu yerde eli ağzında, sürekli, “Tövbe tövbe!” diyerek sallanıyordu. Hacer sonra Aysel’e dönüp, “Hocam ben para falan istemiyorum, böyle şey olmaz. Bu adam çok günah bir şey istiyor, buna müsaade etmeyin!” dedi. 

Ama Aysel paranın kokusunu çoktan almıştı bir kere, Hacer’e, “Hanım hanım, sen dalga mı geçiyorsun benimle? Buraya gelip şikayet ediyorsun, beni meşgul ediyorsun, sonra da kalkıp ben vazgeçtim diyorsun. Olmaz böyle şey! Osman o parayı sana ödeyecek, ama sen de dediğini yapacaksın!” dedi. Hacer kapana kısılmış gibiydi. Sürekli itiraz ediyordu, ama Aysel’in sesi daha baskın çıkıyordu. 

Aysel beni salondan çıkarıp mutfağa soktu, sonra da, “İlk taksitin haftaya, sakın unutma!” diyerek, karıma vereceği ilaç kavanozlarını masanın üzerine koydu. İçerden Hacer’in ağlama sesleri geliyordu. Aysel gözleriyle salonu işaret edip, “Bu kadın bunca yıl kocasına bile vermemiştir götünü, ilk sana kısmet olacak!” dediğinde, ben de, “Senin şu macunundan versene biraz!” dedim. Aysel’in söylediklerini düşününce yarağım sertleşmeye başlamıştı bile. 

Aysel bir çanağın içine biraz macun koydu, kaşıklamaya başladım. O ara aklıma plastik yaraklar geldi. Bir koşu arabadan kutuyu alıp geldim. Plastik yarağı kullanmak ilk Hacer’e nasip olacaktı. Macunu da bitirmiştim. Az sonra yaşayacağım sikişte işime yarayacaktı macunun vereceği enerji. 

İçeri geçtiğimde Aysel elimdeki kutuya bakıp, “O nedir?” dedi. Ama o sırada Hacer de kendi şartının olduğunu söyledi. Aysel kutuyu unutmuştu, Hacer’e, “Söyle bakalım?” dedi. Hacer, “Hocam sen de şahit olacaksın buna, yoksa Osman yarın öbür gün gene bana tuzak kurmaya kalkabilir!” dedi. Asıl tuzağı Aysel kuruyordu kendisine, ama o benden biliyordu. Aysel biraz durdu, sonra, “Tamam, öyle olsun. Ben şahitlik ederim!” dedi. Çok garip bir durumdaydım şimdi. Ben Hacer’i sikerken, Aysel de bizi izleyecekti. 

Aysel, “Hacer hanım soyunmana gerek yok, bu iş için arkanı açman yeterli!” dedi. Hacer yüzü kıpkırmızı, ağlamaklı halde oturduğu minderden kalktı. İçerdeki küçük salonda ufak bir masa vardı. Hacer’e masadan tutunup domalmasını söyledim. Hacer’in üzerinde siyah bol bir pardesü, başında da büyük çiçek desenli bir türbanı vardı. Masanın kenarlarından tutunarak öne doğru eğildi, Aysel yanımızda ayakta duruyordu. 

Ben Hacer’in arkasında yerimi aldım. Hacer uzun boylu ve yapılı bir kadın olduğundan, biraz daha öne doğru eğilmesini istedim. Dediğim gibi yaptı, öne doğru biraz daha eğildi, bacaklarını açtı. Ben de pantolonumu ve külotumu çıkardım. Hacer devamlı önündeki duvara bakarken, Aysel’in gözü sertleşmiş yarağımdaydı. Macun yavaş yavaş işe yaramaya başlamıştı. Yarağımı sıvazlamaya başladım. Hacer öne doğru iyice eğildiğinden pardesüsünün üzerinden koca götü ve göt yarığı belli oluyordu. Birazdan o hiç sikilmemiş göte girecektim. 

Hacer’i ilk siktiğim zaman, amının ve kasıklarının kıllı hali geldi aklıma, traş etmemişti kendini. Acaba şimdi de öyle mi diye düşündüm. Kalkık yarağımı pardesüsünün üstünden götüne sürtmeye başladım. Hacer hiç tepki vermiyordu. Aysel’se sürekli bana ve yarağıma bakıp duruyordu, Hacer’in yerinde olmak istediğini biliyordum. Bense macunun da etkisiyle büyük bir keyif alıyordum, aldığım zevkle yarağımı Hacer’in götüne sürtmeye devam ettim. Ama böyle rahat edemiyordum, üzerimdekileri de çıkardım. Tamamen çıplak kalmıştım. 

Yarağımı Hacer’in götüne sürtmeye devam ettim. Götünün yarığı derin bir vadi gibiydi. Yarağımı bastırmaya başladım, inliyordum. Yarağımdan akan sıvılar pardesüsüne bulaşmıştı, siyah kumaş üzerinde hemen belli oluyordu. Hacer sessizce domalmış halde durmaya devam ediyordu, başını öne eğmiş, ellerinin üzerine koymuştu bu kez. Küçük masa iri vücudunun altında kalmıştı. 

Dizlerimin üzerine çöktüm. Siyah ve bol pardesüsünü sıyırdım yukarı biraz. Altında çiçekli, uzun bir etek vardı, eteğin altına başımı soktum. Karanlık bir çadıra girmiş gibiydim. Dizlerine gelen siyah bir çorap giymişti. Uzun ama koca götüne dar gelen paçalı bir külot giymişti beyaz renkli. Bembeyaz kalçalarını öpmeye başladım. Küçük küçük dokunuyordum dudaklarımın ucuyla. O ana kadar yerinde put gibi duran Hacer hafif hafif sallanmaya başlamıştı. 

Kalçalarında alınmamış tüyler vardı, galiba gene traş olmamış diye düşünmeye başladım. Ama yine de kalçalarını öpmeye devam ettim. Yukarı doğru çıktım yavaşça, paçalı külotun lastikleri kalçalarını sıkıyordu. Lastikleri yukarı sıyırdım azıcık. Ve lastik izlerinin olduğu bölgeyi öpmeye, yalamaya başladım. Bir taraftan da yarağımı sıvazlayıp duruyordum. Hacer yerinde daha çok sallanmaya başlamıştı. Her iki kalçasını da öpücüklere boğuyordum, çorabıyla külotu arasında kalan bölgede dilimin değmediği yer kalmamış gibiydi. Külotunu yavaşça sıyırmaya başladım. Lastik belinden kaydıkça açığa çıkacak görüntüyü daha çok merak ediyordum. 

Koca göt yanakları açığa çıktığında heyecanım da artmıştı. Gözlerimi kapadım ve külotunu iyice aşağı indirdim. Gözlerimi açtım, tombul göt yanaklarını ayırdım iyice. Dizlerimin üzerinde doğruldum ve başımı götüne daha çok yaklaştırdım. Amı geçen günkü gibi değildi, geçen sefer amının kılları orman gibiyken, şimdi küçük bir çalı kadardı. Traş etmişti kendini. Amından ter, sabun ve sidik kokuları birlikte geliyordu. Göt deliğiyse geçen gün olduğu gibi yine oldukça kıllıydı, hafif osuruk kokusuyla birlikte ter kokusu da geliyordu götünden. 

Hacer kendini kasıyordu bu ara. Kalçaları, göt yanakları gerilimden kaskatı olmuştu. İki elimle ayırdım tekrar göt yanaklarını, Hacer’in kalbi götünde atıyordu sanki. Çok gergindi, onu rahatlatmam gerekliydi ve bunu nasıl yapacağımı biliyordum. Külotunu ayaklarından sıyırıp çıkardım. Hacer hiç itiraz etmeden ayaklarını kaldırarak külotunu çıkarmama yardımcı oldu. Külotuyla amını, kasıklarını ve göt deliğinin çevresini sildim. Pamuk gibiydi götünün yanakları. Onları öpmeye başladım. Dudaklarım dokundukça yarağımın sertliği artıyordu. Göt yanaklarını emmeye, yalamaya başladım. Bir miktar kıllıydı, ağzıma küçük ama sert kıllar geliyordu. Yine de onun kar gibi beyaz, pamuk gibi yumuşacık göt yanaklarında gezindi dudaklarım. 

Sıra amına gelmişti. Hacer sessizce kaderine razı olmuş şekilde duruyordu. O ara Aysel’i göremediğimden ne yaptığını bilmiyordum. Göt yanaklarını tekrar ayırdım ve ağzımı amına iyice yanaştırdım. Dilimi çıkarıp amının üzerinde gezdirdim. Dondurma yalıyormuşum gibi hissettim kendimi. Hacer yerinde daha çok sallanmaya başlamıştı şimdi. Dört çocuk annesi bir kadındı. Amı oldukça geniş, etli ve büyüktü. Koca amının üzerinde dilimi gezdirdikçe yukardan belli belirsiz, kesik kesik inleme sesleri gelmeye başlamıştı. Evet, bu Hacer’in sesiydi. Yaptığımdan zevk aldığını biliyordum. 

Amını daha bir iştahla emmeye, yalamaya başladım. Amının etli dudaklarını içime çekmeye başladım, onları dilledim, emdim. Hacer’in sesi daha çok çıkar olmuştu. Sanki şarkı söylüyor gibi uzun uzun inliyordu. Onu ilk sikerken de aynen böyle inlemişti. Dilimi amının derinlerine sokmaya başladım. Amını traş etmişti, ama dudaklarıma, dilime küçük kıllar geliyordu. En az on gün önce traş olmuştu belli ki. Küçük ve sert kıllar dudaklarıma batıyordu, ama yine de amını yalamama, emmeme engel olamıyordu bu kıllar. 

Dilimin ucu amının içindeydi, amının sıcaklığını hissediyordum. Kor gibi yanıyordu amı. Hacer’in inlemeleri daha çoğalmıştı. Bu ara amından da ilk zevk sıvıları gelmeye başlamıştı. Zevk alıyordu Hacer. Bir kadının amı yalandıkça bundan büyük zevk alacağını çok önceden öğrenmiştim. Hangi yaştan olursa olsun bir kadın amı yalandıkça kendini tarifsiz bir zevkin ortasında buluyordu. Hele ki Hacer gibi, evliliği boyunca kocasıyla sikişirken bundan doğru düzgün zevk alamamış, kocası üzerinde ileri geri gidip gelirken altında bacakları açık halde sadece kocasına hizmet ettiğini düşünen bir kadın için bu hayatında unutamayacağı bir zevk oluyordu. 

Burnum göt deliğinin ucundaydı ve götünden hafif osuruk kokusu gelmeye devam ediyordu. Acaba Hacer, dört çocuğunun babasından şimdi aldığı kadar bir zevki almış mıydı hiç? İri yarı, etli butlu bir kadındı. Her erkeğin sikmek isteyeceği türden bir kadındı. Kocasıyla nasıl sikişiyordu kim bilir? Kocası onu böyle masaya domaltıp sikmiş miydi hiç? 

Ağzım Hacer’in amındayken, aklım yıllar öncesine gitti. Kalbim hızla çarpmaya başladı. Aklıma yengem geldi... 

[Osman] 
Ara
Cevapla
Bunu Beğenenler:
 


Anahtar Kelimeler

Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 indir, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 Videosu, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 online izle, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 Bedava indir, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 Yükle, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 Hakkında, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 nedir, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 Free indir, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 oyunu, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 download, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 pornosu, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 hd porno, porno izle, sikiş izle, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 pornosu indir, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 porno indir, erotik hikaye, sikiş hikaye, yengemi siktim, yenge seks hikaye, adult hikaye, adult forum, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 42 erotik hikaye oku, ensest hikaye, liseli hikaye, liseli hikaye oku, ensest hikaye oku, fetiş hikaye, fetiş porno, fetiş porno indir, halamı siktim, teyzemi siktim, götümü siktirdim, azdırıcı hikayeler, ateşli hikayeler, adult film, adult resim, çıplak kadın resimleri, amcık, yarrak, sarışın am, sarışın porno, sarışın pornosu indir, sarışın pornosu izle, esmer porno, esmer pornosu, esmer pornosu indir, dul kadınlar, yarrak isteyen dullar, üniversiteli kızlar, üniversiteli sikiş, escort, escort bayan, escort bayan seks, escort bayan sikiş, azgın escort, istanbul escort, ankara escort, izmir escort, azgın escort, adult forum, adultforumturkey, türkçe adult forum, yetişkin forum, yarrak hasreti çeken dullar, aile içi hikaye oku, ensest hikaye dinle


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 52 »ÐΛMŁΛ« 0 1,218 21-11-2015, Saat: 21:06
Son Yorum: »ÐΛMŁΛ«
  Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 51 »ÐΛMŁΛ« 0 751 21-11-2015, Saat: 21:05
Son Yorum: »ÐΛMŁΛ«
  Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 50 »ÐΛMŁΛ« 0 673 21-11-2015, Saat: 21:04
Son Yorum: »ÐΛMŁΛ«
  Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 49 »ÐΛMŁΛ« 0 828 21-11-2015, Saat: 21:03
Son Yorum: »ÐΛMŁΛ«
  Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 48 »ÐΛMŁΛ« 0 636 21-11-2015, Saat: 21:02
Son Yorum: »ÐΛMŁΛ«



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi