Giriş Yap
x
Adult Forum Turkey - Seks Hikayeleri - Porno Hikayeleri - Adult Filmler Forumuna Hoşgeldiniz
Eğer sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, lütfen öncelikle Forum Kurallarını okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzdan yararlanamazlar.
Eğer zaten kayıtlı kullanıcı iseniz, lütfen kullanıcı adınız ve şifreniz ile, Giriş yapınız. (Sitemize üyelik ücretsizdir).
»ÐΛMŁΛ« avatar
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26


Çevrimdışı »ÐΛMŁΛ«
#1
Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26

Sabah karım uyandırdı yine. Giyinmiş, kahvaltıyı hazırlamıştı. Banyoya girip duş aldım. Cumartesi günleri öğleye kadar çalışırdık. Özge kahvaltısını yapıyordu. Özge’ye, “İstersen sen bugün gelme.” dediğimde çok sevindi. Karım da, “İyi olur kızım, kalır bana yardım edersin, temizlik yapacağım bugün!” dedi. Evden çıkarken karıma, “Ben bu gece geç gelirim, arkadaşlarla takılacağım.” dediğimde, “Gene o zıkkımı içmeye gidiyorsun değil mi!” diyerek çıkıştı. “Beni bekleme, sen yat uyu!” diyerek karıma sarılıp öptüm. Kızlar yanımızda yoktu, eteğinin üzerinden götünü avuçladım. Ben tek başıma işe gittim.

Elemanlar ve Dilber gelmişlerdi. Dilber’e, “Bugün odamı silmesen de olur!” dediğimde, “Peki!” dedi. Dün kendisiyle yaşadıklarımı unutmuş gibiydi. Odamda hemen bilgisayarı ve MSN’i açtım. Ama Refiye online görünmüyordu, telefon açtım, ama cevap vermiyordu. Derken Dilber elinde Türk kahvesiyle içeri girdi. “Zahmet oldu!” dediğimde, “Yok, ne zahmeti!” dedi.

Öğleye doğru Refiye aradı ve “Sen aradığında otobüs garajındaydım, çocukları bindirdim!” dedi. Ona, “Akşama geliyorum!” dediğimde, “Bekliyorum!” cevabını verdi. Çok heyecanlıydım. Saat 13:00 gibi elemanlar çıktı, Dilber’le tek kaldım. Dilber’e, “Seni bırakayım!” dediğimde, “Zahmet etmeyin...” dedi. Bu cevabına kızdığımı görünce de, “Bir iki parça bulaşığım var, onları yıkayayım o zaman...” dedi.

Dilber bulaşıklarını yıkıyordu. Yanına yaklaştım, benden çekiniyor gibiydi. Ona, “Dün söylediklerinde ciddi miydin?” dediğimde bir süre cevap vermedi. Sorumu tekrarladım, “Şu nikah meselesi, ciddi misin?” diye sordum. Bu kez, “Evet! Böyle olmaz, bana nikâh kıyarsan ancak o zaman seninle olurum!” dedi. “Sen iki çocuklu bir kadınsın, nasıl olacak?” dediğimde, “Gizli bir nikah yaparız, sonuçta resmi olmayacak ya!” dedi. Dilber de benimle birlikte olmak istiyor, ama bunu içinden geldiği gibi yapmaya korkuyordu.

Bulaşığını bitirmişti, “Şeyy, ben üzerimi değiştireyim.” diyerek lavaboya girip kapıyı kapadı. İşyerinin kapısını içerden kilitledim. Çıktığında benim öylece durduğumu görünce, “Çıkmıyor muyuz?” diye sordu. Cevap vermedim, iyice yanına sokuldum, beline sarıldım ve yanaklarından öpmeye başladım. Ses etmiyordu. Dilber’e, “Hiç mi şansım yok, nikah olmadan olmaz mı?” diyordum sürekli. Dilber ise, “Olmaz! Çok ayıp, çok günah!” deyip duruyordu. Duvarla benim aramda sıkışıp kalmış, bir yere gidemiyordu. Belinden sıkıca tutmuştum onu. Tüylü yanaklarına öpücükler konduruyordum. Dilber kolları iki yana sarkık öylece duruyordu sadece. Fısıltıyla, “Yapma, lütfen!” diyordu. Onu elinden tutup yazıhaneme soktum.

Dilber halen, “Yapma, lütfen!” diyordu sürekli. Sakinleşmesi için, “Tamam, sana nikah kıyıcağım, söz veriyorum, ama bugün seninle olmak istiyorum. Seni nikahlı karım yapacağım!” demeye başladım. Dilber bu sözlerimden hoşlanmıştı, “Söz mü? Gerçek mi? Yemin et!” deyip duruyordu. Onu avutmak için, “Yemin ederim, söz veriyorum!” dedim. Dilber yumuşamış gibiydi.

Onu ikili koltuğa oturttum, ben de yanına geçtim. Üzerine siyah uzun bir pardesü giymiş, başını büyük kırmızı bir türbanla bağlamıştı. Türbanını çözünce altında siyah bonesiyle kaldı, onu da sıyırınca uzun, uçları beyazlamış saçları göründü. Yanaklarından öpmeye devam ediyordum. Dilber çok heyecanlıydı. Pardesünün düğmelerini yavaşça açmaya başladım. Altında pembe renkli ince kazağı göründü. Koca memeleri kazağın içinde iki büyük kavun gibi duruyor, nefes aldıkça göğsü şişiyordu.

Elimi memelerine attığımda, “Iğmm!” diye hafif bir inilti çıkardı. Memesini tek elimle kavrayamıyordum. İçine giydiği sutyeni hissediyordum. Dilber memesinde gezinen elimi sıkıca tuttu ve memesine iyice bastırdı. Gözlerini kapatmış, “Iğmm, ığmm!” diye sürekli inliyordu. Yanaklarından boncuk boncuk terler akıyordu. Elimi bu kez kazağının içinden soktum, elim şişman karnına değdiğinde, “Uhh!” diyerek irkildi. Elimi karnında gezdirdim bir süre, elime alışmasını sağladım. Sutyenin altından memesini avuçladım. Meme uçlarının iriliğini hissettim. Parmak uçlarımla meme ucunu sıkmaya başladım. Dilber sürekli fısıltıyla inliyordu. Memesini daha sertçe sıktım ve hamur gibi yoğurmaya başladım.

Dilber artık, “Oğhh, ımm, oğhh!” demeye, zevk almaya başlamıştı. Pantolonumun içindeki yarağım kazık gibi olmuştu. Memesini bıraktım, ayağa kalktım ve önünde soyunmaya başladım. Derken üzerimde kalan tek giysim olan külotumu da çıkardığımda, Dilber bakmamak için başını diğer tarafa çevirdi. Ona, “Sen nikahlı karım olacaksın, utanma, dön bana!” dedim birkaç kez. Sonunda başını yavaşça çevirdi. Elini ağzına atmıştı, yanakları al al olmuştu. Kıkırdayarak gülüyor, sürekli yarağıma bakıyordu.

Yanına yaklaştım, eli halen ağzındaydı. Elini yavaş yavaş çekti, bana bakıp, “Ayy, çok büyükmüş!” dedi. Sonra da, “Kocamınki yarısı kadardı belki de!” dedi. Ona, “Hadi tut, çekinme!” dediğimde, koca eliyle yarağımı kavradı. Gözlerimi kapayıp, “Uğhh, ımm!” diyerek inlemeye başladım. Dilber yarağımı okşuyordu. Sikim patlayacak gibiydi. Aynı Aysel’in yaptığı gibi bana 31 çektiriyordu.

Dilber’e, “Seni sikmek istiyorum!” dediğimde, “Nikahtan önce olmaz, çok günah!” demeye başladı. “Nikah yapacağım dedim ya, niye inanmıyorsun?” dedim, artık kızmaya başlamıştım. Dilber’i ayağa kaldırdım, üzerindeki pardesüyü tamamen çıkardım ve diğer giysilerini de çıkartmaya başladım. Sonunda üzerinde sutyen ve külotla kalmıştı. Vücudu güneş görmemiş, bembeyazdı. Ama bacaklarında, karnında ve kollarında alınmamış siyah tüyleri vardı. Külotunun kenarından amının kılları da görünüyordu biraz.

Arkadan sutyenini açınca kocaman memeleri serbest kalmıştı, ikisi de öne doğru fırladı. Dilber’in memeleri tıpkı Nalan’ınki gibi büyüktü, ama onun memelerine göre daha dolgundu. Nalan’ın memeleri Dilber’e göre pörsümüş gibiydi, yaşından dolayı. Her bir memesi başımın büyüklüğünde vardı belki de. Meme uçları çay tabağı kadar büyük, kahverengiydi. Ortasında iki iri erik gibi siyah meme uçları duruyordu. Uçlarını hayvan gibi emmeye, ısırmaya başladım. Ayakta belinden sıkıca tutmuştum Dilber’i. Başımı iki eliyle sıkıca tutmuş, okşuyordu. İnlediğini duyuyordum. Tarifsiz bir zevk alıyordum o anda. Koltuk altlarından bir miktar ter kokusu geliyordu, ama bu beni durdurmuyordu.

Dilber’i masama çevirip domalttım. Pamuklu beyaz külotunu bacaklarından sıyırarak çıkardım. Süt gibi beyaz koca göt yanaklarını iki elimle iyice ayırdığımda, oldukça kıllı, terlemiş ve hafif osuruk kokulu göt deliği göründü. Dilber’in götünde basur vardı. Basur memeleri dışarı doğru çıkıntı yapmışlardı. Alttan ayrıca kıl yumağı içindeki amı da belirdi. Etli, kararmış ve büyük am dudakları vardı. Amından ter ve sidik kokuları geliyordu. Elimi alttan amına attığımda, Dilber, “Uğhh, uğhh, ığhh!” demeye başlamıştı.

“Bacaklarını iyice ayır!” dediğimde, bacaklarını iyice açtı. Sağ elimle amını avuçladım, şiddetle yoğurmaya başladım. Amı oldukça genişti. Elimin dört parmağını kolayca içine sokmuştum. Başparmağım hariç hepsi amındaydı. Dilber, “Uğhh, ığhh, ayy, yapma, ağhh!” deyip duruyordu. Amı sulanmıştı, parmaklarım amının sıvıları ile kaplanmıştı. Dizlerimin üzerine çöktüm, elimi büzüştürdüm ve amına sokmaya başladım. Şimdi elim yavaş yavaş genişleyen amına girmeye başlamıştı. Amı lastik gibiydi, elimi soktukça açılıyor, genişliyordu. Dilber, “Uğhh, ayy, ağhh, yapma, uğhh, ağhh!” diye feryat ediyordu.

Elim nerdeyse bileğime kadar amındaydı şimdi. Amının içi cayır cayır yanıyordu. Bir süre amında bekledim, sonra elimi içinde sağa sola çevirmeye başladım. Dilber yeniden, “Ağhh, ığhh!” diye bağırmaya başlamıştı. Kendini kasıyordu, kocaman göt yanakları geriliyordu. Kendini kastığından amının içindeki elim sıkışmıştı adeta. İçinde kalmıştı öylece, oynatamıyordum şimdi. “Kendini rahat bırak, kasma, rahat ol!” desem de, Dilber, “Uğhh, ağhh, ığhh!” diye feryat figan bağırıyordu. Derken sesi kesilmeye başladı, kendini kasmayı bıraktı. Amındaki elim serbest kalmıştı, yeniden sağa sola çevirmeye başladım. Dilber artık bağırmıyor, sadece yüksek perdeden inliyordu. Elimi yavaş yavaş ileri geri oynatmaya başladım.

Sağ elim artık bileğime kadar amına girip çıkıyordu. Dilber’in kocaman amı elimi içine almıştı. Önce yavaş, sonra hızlı hareketlerle elimi sokup çıkartmaya başladığımda, Dilber yine bağırmaya başladı. “Uğhh, ağhh, çıkar, ağhh!” sesleriyle çınlıyordu oda. Sol elim göt yanağını avuçlamışken, sağ elimi hızlı hızlı amına sokup çıkarıyordum. Dilber’in bağırmaları, inlemeleri beni daha da azdırmıştı. Elim vıcık vıcık olmuştu. Sol elimin başparmağını basurlu götüne bastırdığım zaman, Dilber hayvan gibi böğürmeye başladı. Göt yanaklarını deli gibi kasıyordu, yumuşacık götü sert bir kaya gibi olmuş, elim amının içinde sıkışmıştı yeniden. Parmağımı göt deliğinden çektim. Kendini serbest bırakması bir iki dakika aldı.

Elimi yavaşça amından çıkardım, elim yapış yapış olmuştu, sanki elime jöle sürülmüş gibiydi. Kalkıp lavaboya gittim, burası arka tarafta kaldığından dışardan görünmezdi. Lavaboda ellerimi bol sabunla yıkadım. İçeri döndüğümde Dilber giyinmiş, elinde çantasıyla koltukta oturuyordu. “Ne yapıyorsun, daha yeni başladık!” dediğimde, “Gitmem gerek, başka zaman yaparsın, hem nikahtan sonra da istediğin kadar yaparsın!” dedi. “Ama ben nikaha kadar bekleyemem!” diyerek, Dilber’i tutup yeniden masaya domalttım. İtiraz edip kıpırdanıyordu. Sesini kesmesi için onu omuzlarından sarsmam gerekti.

Arkasına geçtim. Dilber ise sürekli, “Osman yapma, lütfen, çok günah, senin karın olduğumda istediğini yaparsın!” deyip duruyordu. Ama ben kendimi kaybetmiştim. Uzun, siyah pardesüsünü ve çiçekli basma eteğini beline sıyırdım. Pamuklu külotuyla kalmıştı, onu da dizlerine indirdim. Göt yanaklarını yoğurmaya başladığımda Dilber artık itiraz etmiyor, “Iğhh, ımmé” diye inliyordu. Yarağımı sıvazladım, kazık gibi olmuştu. “Bacaklarını ayır!” dediğimde itiraz etmeden iki yana iyice açtı. Yarağımı koca ve kıllı amına yavaşça soktum. “Uğhh, ımm, ağhh!” demeye başladı. Kalçalarından sıkıca tuttum, seri ve hızlı şekilde sikmeye başladım. Dilber gene yüksek perdeden inlemeye başlamıştı. Yarağım kocaman amının içinde kolaylıkla gidip geliyordu. Hayatımda siktiğim en geniş amdı Dilber’inki. Gittikçe hızlandım ve daha sert sikmeye başladım.

Dilber 1.70 boyunda vardı ve belki 85-90 kilo gelirdi. Etli butlu, iri bir kadındı. Dilber olanca ağırlığıyla masanın üzerine abanmıştı. Gövdesi ve kollarıyla masayı kaplamıştı. Masadan gıcırdama sesleri gelmeye başladı. Dilber’in inlemeleri odayı dolduruyor, kocaman göt yanaklarına çarpan kasıklarımdan ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri yükseliyordu. Yarağım amının içinde kaybolmuş gibiydi, taşaklarımı bile içine alacaktı sanki amı. Yarağımı tamamen sokup çıkartıyordum. Her seferinde Dilber, “Uğhh, ağhh, ığhh, oğhh!” diyerek beni de daha çok azdırıyordu.

Bir süre sonra Dilber’den bağırma sesleri yükseldi, adeta kurbanlık hayvan gibi böğürüyordu. Kasıklarım ve Dilber’in göt yanakları iyice terlemişti. Çıkan ‘Şop, şlop, şlop!’ sesleri de çoğalmıştı. Sonunda ben de dayanamadım ve amına deli gibi boşaldım. Bir süre daha amında gidip geldim. O sırada Dilber’in çantasında telefon çalmaya başladı. Amından çıktığım zaman Dilber masadan doğruldu, elini çantasına atıp telefonunu çıkardı, ekrana baktı ve “Hii, Semanur arıyor!” dedi. “Ee, aç o zaman!” dedim ben de.

Dilber halen nefes nefeseydi, telefonunu açtı, heyecanlı heyecanlı konuşuyordu. “He kızım. Tamam kızım, geliyorum kızım. Tamam yavrum, ben birazdan çıkarım. Tamam yavrum!” diye diye konuştu ve telefonu kapadı. Dilber üzerini toparlıyordu bu arada. Ben de lavaboya geçtim, çişimi yapıp ellerimi yıkadım. Döndüğümde Dilber, “Ben çıkıyorum!” dedi. Ona, “Ben karımı yalnız göndermem!” dedim. Bu sözüm onu sevindirmiş gibiydi. Çabucak üzerimi giydim, etrafı şöyle bir toparladım. Çantamı alıp birlikte çıktık.

Arabada Dilber’e, “Amın çok geniş!” dediğimde, “Ee, öyle işte, ne bileyim ben?” dedi. “Götündeki basur için doktora gitmedin mi?” dediğimde, “Ben kadın başıma nasıl gideyim? Çok utanıyorum!” dedi. “Ben götürürüm seni!” dedim. Göğsü heyecanla inip kalkmaya devam ediyordu, yanaklarındaki pembelik de henüz geçmemişti. Ona, “Niye bu kadar heyecanlandın?” dediğimde, “Ne bileyim, kaç zaman oldu, daha yeni de yapınca heyecanlandım!” dedi, sonra, “Semanur yolda bekliyor, şurdan dönsene!” dedi. Biraz ilerde Semanur gerçekten de yolun kenarında duruyordu. Yüzüne makyaj yapmıştı. Lacivert renkli uzun ve bol bir ince etek giymişti, üzerinde de beyaz ve dar bir bluz vardı. İçindeki askılı atleti ve sutyen askısı belli oluyordu. Başını da lacivert bir türbanla sıkıca bağlamıştı. Ayağında da yüksek dolgu topuklu bir ayakkabı vardı.

Dilber, “Ben ineyim, kızımla alışveriş yapacağız.” dediğinde, “Nereye gidecekseniz ben götüreyim!” dedim. O sırada arabayı Semanur’un önünde durdurdum. Semanur birşey demeden kapıyı açıp bindi ve “Merhaba Osman Abi, nasılsın?” diye sıcak bir şekilde konuşmaya başladı. “Nereye gidiyorsunuz böyle ana kız?” dediğimde, “Biraz birşeyler bakacağız annemle!” dedi. Gidecekleri yer yolumun üzerindeydi, Semanur’a, “Ben sizi bırakırım!” dediğimde, Dilber hemen, “Ay sen zahmet etme, biz dolmuşla gideriz!” diye atıldı. “Olur mu, ne zahmeti!” dedim. Semanur annesindeki garipliği fark etmişti, “Neyin var anne? Niye öyle kızarmışsın?” dediğinde, Dilber, “Şey, bilmem...” diye kem küm etmeye başladı. Cevap veremiyordu, o ara bir yalan uydurdu, “Üşütmüşüm herhalde!” diyerek. Semanur’un aynadan bana baktığını görüyordum. Giydiği dar bluz memelerini belli ediyordu. Semanur’un kırmızı rujlu etli dudaklarını emmeyi, ısırmayı istiyordum.

Yolumuzun üzerinde lüks bir restoran vardı. Oradan geçerken Semanur, “Buranın yemekleri çok güzelmiş!” dedi. Bunu duymak bana yetti, arabayı hemen restoranın parkına soktum. Dilber, “Ne oldu, niye buraya girdik?” diye sorular sorarken, “Yemek yiyelim, karnım acıktı!” dedim. Semanur sevinçli bir yüzle bana bakıyordu.

Masamıza oturduk. Epey acıkmıştım. Dilber’i de sikerken epey enerji harcadığımdan, kaybettiğim gücümü toparlamam gerekliydi. Akşama Refiye’yi sikecektim çünkü. Garson masamızı donattı. Üçümüz güzel bir ziyafet çektik. Dilber tuvalete gitmek için kalktığında, Semanur’la baş başa kaldım. Gözlerinin içine bakıyordum. Gözlerini kaçırmaya çalışıyor, ama yine de bana bakmadan edemiyordu. Birşey demeden elimi uzatıp elini tuttum. Semanur elini çekmek istedi, ama müsaade etmedim. “Çok güzelsin, nişanlın çok şanslı!” dedim. Utanmıştı, aynı annesi gibi yanakları kızardı hemen. “Osman ağbiiiii.” dedi uzatarak ve ağzını büzerek. Elini avuçlarımın içine aldım ve dudaklarıma götürdüm. Küçük bir öpücük kondurdum beyaz pamuk gibi elinin üzerine.

O sırada Semanur’un masanın altından bacağıma ayağını sürttüğünü hissettim. Ayağını baldırlarıma sürtüyordu. Semanur da bana karşılık vermişti şimdi. Onu sikmem için sadece uygun yer ve zaman gerekliydi, o kadar. Nişanlısı Ahmet Semanur’u patlatmıştı nasılsa, benim için Semanur’u amlı götlü sikmek problem olmayacaktı. Semanur’a, “Beni ne zaman istersen ara!” dedim usulca. Semanur boynunu yana bükmüş, “Tamam, ararım!” dedi gülümseyerek. Elini tutmayı bıraktım.

Az sonra Dilber de gelmişti. Hesabı ödeyip çıktık. Onları bir mağazanın önünde indirdim. Onlar yürürken bir süre durup baktım. Ana kız kol kola girmişlerdi, Semanur götünü sağa sola sallayarak yürüyordu. O anda başını geriye çevirip bana baktı, göz kırptı. Bu kızda iş olduğunu ilk baştan anlamıştım zaten.

Akşama kadar ne yapacağımı bilmiyordum. Aklıma Sedat geldi birden. Aradım, “Evdeyim, çık gel!” dedi. Merdivenleri çıkarken Emine’nin kapısının önünde birkaç kadın terliği vardı. Misafirleri var diye düşündüm. Yukarı basamağa adım atmıştım ki, kapı açıldı, Emine kapıyı arkasına alıp koridora çıktı. Uzun, bol bir etekle, dar bir bluz giymişti. Başını da arkadan bağlamıştı. Bana, “Aramıyorsun kaç zamandır, ne oldu?” diye sordu. “Sen müsait olduğunda beni ara, evli barklı kadınsın, ben ne bilirim senin ne zaman müsait olacağını?” dedim. Cevabıma bozulmuş gibiydi. Birşey demeden içeri girdi.

Sedat’la akşama kadar oturup muhabbet ettik. Sedat, “Ben haftaya izine çıkıyorum, ev boş, istediğini atıp sikebilirsin! Ama gitmeden önce bana bir karı ayarlaman lazım!” dedi. “Tamam, hallederim!” dedim. Sedat’ın bir hafta evde olmaması işime gelecekti çünkü. Saat 22:00 gibi oradan çıktım. Refiye’nin evinin yakınında bir yere park ettim. Önce karımı aradım. Karıma arkadaşlarımla olduğumu söylediğimde, karım, “İyice zıkkımlan o zaman!” dedi ve pat diye kapattı telefonu.

Binanın önüne gelince Refiye’yi aradım, aşağıda olduğumu söyledim. Refiye, “Kapıyı açıyorum, kimseye görünme!” dedi. Biraz sonra demir kapı cızırtıyla açıldı. Koridordan sessizce geçerek asansöre bindim. Burası yeni ve lüks bir binaydı. Refiye’nin dairesi en üstteydi. Asansör son katta durdu. Asansörden indim, Refiye’nin kapısını hafifçe tıklattım.

Az sonra kapı hafifçe aralandı...

[Osman]
Ara
Cevapla
Bunu Beğenenler:
 


Anahtar Kelimeler

Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 indir, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 Videosu, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 online izle, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 Bedava indir, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 Yükle, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 Hakkında, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 nedir, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 Free indir, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 oyunu, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 download, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 pornosu, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 hd porno, porno izle, sikiş izle, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 pornosu indir, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 porno indir, erotik hikaye, sikiş hikaye, yengemi siktim, yenge seks hikaye, adult hikaye, adult forum, Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 26 erotik hikaye oku, ensest hikaye, liseli hikaye, liseli hikaye oku, ensest hikaye oku, fetiş hikaye, fetiş porno, fetiş porno indir, halamı siktim, teyzemi siktim, götümü siktirdim, azdırıcı hikayeler, ateşli hikayeler, adult film, adult resim, çıplak kadın resimleri, amcık, yarrak, sarışın am, sarışın porno, sarışın pornosu indir, sarışın pornosu izle, esmer porno, esmer pornosu, esmer pornosu indir, dul kadınlar, yarrak isteyen dullar, üniversiteli kızlar, üniversiteli sikiş, escort, escort bayan, escort bayan seks, escort bayan sikiş, azgın escort, istanbul escort, ankara escort, izmir escort, azgın escort, adult forum, adultforumturkey, türkçe adult forum, yetişkin forum, yarrak hasreti çeken dullar, aile içi hikaye oku, ensest hikaye dinle


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 52 »ÐΛMŁΛ« 0 1,223 21-11-2015, Saat: 21:06
Son Yorum: »ÐΛMŁΛ«
  Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 51 »ÐΛMŁΛ« 0 757 21-11-2015, Saat: 21:05
Son Yorum: »ÐΛMŁΛ«
  Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 50 »ÐΛMŁΛ« 0 681 21-11-2015, Saat: 21:04
Son Yorum: »ÐΛMŁΛ«
  Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 49 »ÐΛMŁΛ« 0 834 21-11-2015, Saat: 21:03
Son Yorum: »ÐΛMŁΛ«
  Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum - Bölüm 48 »ÐΛMŁΛ« 0 639 21-11-2015, Saat: 21:02
Son Yorum: »ÐΛMŁΛ«



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi